• Anasayfa
  • Asayiş
  • Aydın Haberleri
  • Diğer
    • Yazarlar
    • Hava Durumu
    • Döviz Kurları
    • Nöbetçi Eczaneler
    • İletişim
    • Hakkımızda
  • Tüm Kategoriler
    • Asayiş (110)
    • Aydın Haberleri (855)
    • Bilim (13)
    • Denizcilik (23)
    • Doğa (40)
    • Dünya (124)
    • Eğitim (59)
    • Ekonomi (51)
    • Enerji (1)
    • Germencik Haberleri (142)
    • Güncel (743)
    • Havacılık (3)
    • İnşaat ve Emlak (31)
    • İş Dünyası (43)
    • Köşe Yazıları (35)
    • Kuşadası Haberleri (556)
    • Magazin (40)
    • Otomotiv (11)
    • Sanayi (7)
    • Savunma (5)
    • Siyaset (354)
    • Söke Haberleri (33)
    • Spor (20)
    • Tarım (7)
    • Teknoloji (3)
    • Tekstil (1)
    • Turizm (48)
    • Ulaşım (20)
    • Yaşam (54)
  • Köşe Yazıları
  • Anasayfa
  • Asayiş
  • Aydın Haberleri
  • Diğer
    • Yazarlar
    • Hava Durumu
    • Döviz Kurları
    • Nöbetçi Eczaneler
    • İletişim
    • Hakkımızda
  • Tüm Kategoriler
    • Asayiş (110)
    • Aydın Haberleri (855)
    • Bilim (13)
    • Denizcilik (23)
    • Doğa (40)
    • Dünya (124)
    • Eğitim (59)
    • Ekonomi (51)
    • Enerji (1)
    • Germencik Haberleri (142)
    • Güncel (743)
    • Havacılık (3)
    • İnşaat ve Emlak (31)
    • İş Dünyası (43)
    • Köşe Yazıları (35)
    • Kuşadası Haberleri (556)
    • Magazin (40)
    • Otomotiv (11)
    • Sanayi (7)
    • Savunma (5)
    • Siyaset (354)
    • Söke Haberleri (33)
    • Spor (20)
    • Tarım (7)
    • Teknoloji (3)
    • Tekstil (1)
    • Turizm (48)
    • Ulaşım (20)
    • Yaşam (54)
  • Köşe Yazıları
    Döviz Kurları
    Nöbetçi Eczane
    Hava Durumu
    Anasayfa Asayiş

    Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ve Vicdan

    Hasan Debreli KACAR Yazar: Hasan Debreli KACAR
    Şubat 23, 2026
    in Asayiş, Aydın Haberleri, Dünya, Ekonomi, İş Dünyası, Köşe Yazıları, Kuşadası Haberleri
    Reading Time: 3 mins read
    A A
    0
    Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ve Vicdan
    4
    SHARES
    119
    VIEWS
    PaylaşPaylaş

    İnsan bazen kendi varlığını omuzlarında bir yük gibi taşır. Oysa asıl ağırlık, var olmak değil; nasıl var olduğumuzdur. Kundera’nın “hafiflik” dediği şey, sorumsuzlukla karıştığında insanı savurur. Ama vicdan devreye girdiğinde, o hafiflik anlam kazanır.

    Var olmak tek başına nötrdür. Nefes almak, yürümek, konuşmak… Bunlar biyolojidir. Fakat vicdan, varoluşu ahlâka dönüştürür. Bir çocuğun başını okşamakla okşamamak arasındaki fark, işte o görünmez terazidedir. Kimse görmez belki, ama insan kendini görür.

    Hafiflik, “Benden ne olur?” demektir.
    Vicdan ise, “Benden ne eksilir ya da ne çoğalır?” diye sorar.

    Çağımız, hafifliğin çağrısını yapıyor: Hızlı yaşa, az düşün, çabuk unut. Vicdan ise yavaşlatır. İçimizde küçük ama inatçı bir ses gibi durur: “İnsansan, sadece yaşama; hisset ve sorumluluk al.”

    Belki de insanın gerçek ağırlığı, başkasının acısını taşıyabildiği kadardır.
    Ve belki de var olmanın en güzel hafifliği, kimseyi ezmeden yaşayabilmektir.

    Çünkü vicdan, varlığı yeryüzüne sabitleyen tek ağırlıktır.

    VAR OLMANIN HAFİFLİĞİ

    Var olmanın dayanılmaz bir hafifliği var;
    tutunacak yer arayan bir bilinç gibi.
    Dünya bir sınav mı,
    yoksa iyi kurgulanmış bir illüzyon mu?
    Cevaplar değişir,
    soru kalır.

    Bilgisayar oyunlarını biz yönetiriz:
    kuralları bellidir,
    sınırları çizilidir,
    kaybedince yeniden başlarsın.

    Peki bu oyunda
    bizi kim yönetiyor?
    Genetik mi,
    toplum mu,
    alışkanlıklar mı,
    vicdan mı,
    irade mi ,
    korkular mı?
    Yoksa en sessiz yönetici
    alıştığımız şeyler mi?

    Biz kimiz?
    Bir bedene sıkışmış bilinç mi,
    yoksa bilinci olan bir beden mi?
    Kimliğimiz etiketlerden mi ibaret,
    yoksa sorularımız kadar mıyız?

    Maddiyat,
    oyunun puan tablosu gibi durur önümüzde.
    Topladıkça kazanıyormuş hissi verir,
    ama oyunu bitirmez.
    Bir yerde fark edersin:
    puan çoktur,
    anlam eksik.

    Işığı arayan kim?
    Karanlıktan korkan mı,
    yoksa karanlığın
    yetersizliğini bilen mi?

    Belki de özgürlük,
    oyunu bırakmak değil;
    oynarken farkında olmaktır.
    Kim tarafından yönlendirildiğini görmek,
    direksiyonun bir anlığına
    eline geçtiği andır.

    Varoluş hafiftir
    çünkü kesinlik yoktur.
    Ama insan ağırdır,
    çünkü anlam taşır.

    Ve belki de biz,
    ne tamamen esiriz
    ne tamamen özgür.
    Biz,
    ışıktan şüphe eden
    ama yine de
    ona doğru yürüyenleriz.

    Orhan Babayiğit
    01-02-2026

    Tags: DisadasıKöşe yazarlarıKuşadasıOrhan BabayiğitOrtodonti Uzmanı
    Önceki Haber

    Musluktan Akan Siyaset

    Hasan Debreli KACAR

    Hasan Debreli KACAR

    Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Yeni Haberler

    Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ve Vicdan

    Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ve Vicdan

    Şubat 23, 2026
    Musluktan Akan Siyaset

    Musluktan Akan Siyaset

    Şubat 23, 2026
    ŞOFÖRLER ODASI SEÇİMİ ÖNCESİ FOTOĞRAF TARTIŞMASIMURAT UÇKAN: “BİZ FOTOĞRAFLARLA DEĞİL, DURUŞUMUZLA KONUŞUYORUZ”

    ŞOFÖRLER ODASI SEÇİMİ ÖNCESİ FOTOĞRAF TARTIŞMASIMURAT UÇKAN: “BİZ FOTOĞRAFLARLA DEĞİL, DURUŞUMUZLA KONUŞUYORUZ”

    Şubat 17, 2026

    Hakkımızda

    Adameclisi, Aydın ilinin en güncel en hızlı ve en doğru haberlerini büyük özveri ile paylaşan bir gazetedir.

    Podyem Tarafından Tasarlanmıştır.
    Aydın Haberleri