Değerli Aydınlılar;
Sevgi ve kardeşlik bağlarının pekiştirildiği, yardımlaşma ve dayanışma duygularının
en yüksek seviyeye ulaştığı, içerisinde bolca feyz ve bereketi barındıran Miraç Kandili’ne
erişmenin huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Miraç, Cenab-ı Hak’tan gelen davete icabet ederek kulluğun gereklerini yerine getirip
her adımda O’na yaklaşmaktır. Miraç, maddeden uzaklaşarak manaya ulaşmak; fani olandan
vazgeçip baki olana yönelmektir. Miraç, gönül dünyamıza yaptığımız yolculukla imanımızı
güçlendirmek ve sıdk makamına erişmektir.
Miraç, tıpkı Peygamberimizin mübarek yolculuğunda olduğu gibi, Mekke ile Kudüs
arasındaki mukaddes bağı korumaktır.
Peygamberimizi derin bir üzüntüden kurtarıp teselli veren miraç, elemi, kederi,
çaresizliği ve ümitsizliği bir kenara bırakarak yeniden yola koyulmayı anlatır. Her zorlukla
beraber bir kolaylığın olduğuna inanmayı, Rabbimizin rahmetinden ümidi kesmemeyi öğretir.
Miracı anlayan mümin, zamanın ve mekânın yegane sahibi olan Yüce Allah’ın birliğine,
büyüklüğüne ve sonsuzluğuna şahitlik eder.
Bugün bizlere düşen, miracın ruhu, manası, hikmeti, hakikati ve evrensel mesajları
üzerinde yeniden düşünmektir. Birer izzet ve ikram fırsatı olarak bu gün ve gecelerden gerekli
dersleri almak, hayatımızı bu manevi fırsatlar üzerinde yoğunlaşarak beslemek gerekir.
Aynı zamanda bu mübarek gün ve geceler hürmetine aramızdaki çekişmeleri, kin ve
kırgınlıkları kaldırarak, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalıyız. Kardeşlik
ve beraberliğimizin güçlenmesine, insani ve ahlâki meziyetlerimizin yeniden yeşermesine
gayret göstermeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, bu mübarek gecenin milletimizin, İslam dünyasının ve tüm
insanlığın yüksek değerlerle miracına; huzur, mutluluk ve sağlığına vesile olmasını Cenab-ı
Hak’tan niyaz ediyor; başta Aydınlı hemşehrilerimiz olmak üzere aziz milletimizin ve tüm
İslam Aleminin Miraç Kandili’ni tebrik ediyorum.




