Gittiği yere uyum sağlamak konusunda uzman bir isim ‘Sana dün karşıdan baktım güzel (İstanbul) Kuşadası şarkısı’ eşliğinde Uzo’nun da çarpmasıyla sıralamış yalanı, iftirayı… Kuşadası’nda yaşayıp da şu güzelim kente ihanet etme yarışına giren akıl tutulması yaşayanlardan başka Kuşadası’nın düşmana ihtiyacı var mı ki? İçimizdeki düşman kontenjanımız hınca hınç dolu zaten… Üstelik halkın iradesini yok sayacak kadarda alçakça saldırıyorlar…
Bazen diyorum keşke ‘Latif’e olsa… Tüm bu yaptıkları had bilmezlikler… Gerçeği saklama çabaları ama inatla uğraşıyorlar bir ısırık daha atabilir miyiz diye…
YUNANLI yapmaz dediklerimizi yapıyorlar zaman zaman…
‘Geçtim karşıya baktım Kuşadası’na taş beton kaplı vah ki vah…’ Ne güzel değil mi… Yaşadığın yeri YUNAN gibi gömmeye çalışmak…
Oraya gidince oralı olmuyorsunuz… Oradan buraya sallayan bir hain oluyorsunuz sadece… Gelelim iftiranızın gerçeğine… Aslında betonlaşmanın neden olduğunu iftirayı atan kişi çok daha iyi biliyor… Bir dönem birlikte yol yürüdükleri eski başkanın imar planında yaptığı kalem oynatma ile yeşilliklere imar iznini bizzat kendileri sağlamışlardı… Ancak bunu evirip çevirip Başkan Günel’E ihale etmenin uğraşındalar… Yani iftira atıp algı yapıp Başkan Ömer Günel’e bu ihaleyi yıkma çabanız nedir? Ya da kamuoyunu yalanlarla yönlendirme çabanız ne için?
Sahi ne istiyorsunuz Kuşadası’ndan… 7/24 klavye delikanlılığı yaparak, sütten çıkmış ak kaşık haliniz neden? Yahu biz utanıyoruz artık yazıp çizmekten siz bıkmadınız ihanetten, hainlikten…
Gerçi bu saldırılar bile Kuşadası’nda iyi şeylerin yapıldığına işaret eder ya onu bile anlayamıyorlar…
Yazın efendiler yazın mesleği yalancı çobanlığa vardırana kadar yazın… (Şuraya bir dip not iliştiriym: Başkan Ömer Günel’i her daim alkışlayın arkasında durun demiyoruz. Zaten böyle yapıyorsanız da sorun var demektir. Eleştirin. Yanlışı vurgulayın ama yalan ve iftira atarak insanlrı ayrıştırarak Kuşadası’na daha fazla zarar vermeyin artık)
Kalın sağlıcakla…




