BU SORULAR AYDIN’IN VİCDANINDAN
Bazı sorular vardır; sorulduğu anda rahatsız eder.
Çünkü cevabı verilmediği sürece büyür, çoğalır ve sonunda kamu vicdanına dönüşür.
Bugün Aydın’da konuşulan mesele tam olarak budur.
Kimse kişisel husumetle konuşmuyor.
Kimse dedikodu peşinde değil.
Ama ortada cevapsız sorular, izah edilemeyen tablo ve sessizlikle beslenen iddialar var.
Şirketlerin ekonomik olarak zorlandığı yönünde söylemler dolaşırken, aynı isimlerin ardı ardına arsa, arazi ve gayrimenkul yatırımları yapması doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor:
Bu değirmenin suyu nereden geliyor?
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde yıllardır konuşulan bir başka konu ise akraba istihdamı.
Eşler, yeğenler, kuzenler, bacanaklar, hala oğulları…
Say desek saymakla bitmeyecek bir liste.
Aydın’ın gençleri işsizlikle boğuşurken,
üniversite mezunları üç kuruşluk iş için kapı aşındırırken,
bu isimler hangi liyakatle, hangi sınavla, hangi başarıyla o koltuklara oturdu?
İstisnai kadrolar üzerinden yapılan atamalar, fiilen belediyede görülmeyen ama maaş aldığı iddia edilen pozisyonlar doğru mu, değil mi?
Çıkın, net şekilde anlatın.
Fakir fukara edebiyatı yapılıyor ama bu hassasiyet yalnızca yakın çevre için mi geçerli?
Kamu gücü, kamu imkânı ve kamu kadroları bir aile düzenine mi tahsis edildi?
Osman…Siyasi hayatın boyunca halkın mı, yoksa belli bir çevrenin mi çıkarını öncelediğin bugün Aydın sokaklarında açık açık konuşuluyor.
İmar izinleri verilirken kimin menfaati gözetildi?
Aydın’ın geleceği mi, yoksa başka hesaplar mı?
Bugün “rant” kelimesi isminle yan yana anılırken tek bir açıklama yapma gereği bile duymamak hangi vicdanla bağdaşır?
Ve Özlem…
Aydın’da sıkça dile getirilen bir gerçek var:
Belediyede nadiren görünen, yurt dışı seyahatleriyle anılan bir başkan profili.
Sorular çok basit..!
Yılın büyük bölümünü yurt dışında mı geçiriyorsunuz?
Bu seyahatlerin uçak ve konaklama giderleri kim tarafından karşılanıyor?
Belediye kasasından tek kuruş çıktı mı, çıkmadı mı?
Bu sorulara bugüne kadar neden açık, net ve belgeli bir cevap verilmedi?
Şeffaflık sadece seçim meydanlarında mı geçerli?
Hesap verebilirlik yalnızca rakipler için mi?
Saatler konuşuluyor.
Villalar konuşuluyor.
Yatlar konuşuluyor.
Bir tane değil, birden fazla.
Bütün bunlar konuşulurken susmak, saklanmak, görmezden gelmek gerçekleri ortadan kaldırmaz.
Aksine, şüpheyi büyütür, güveni bitirir.
Bu bir hakaret yazısı değildir.
Bu bir iftira yazısı değildir.
Bu yazı, Aydın halkının vicdanından yükselen soruların yazısıdır.
Ve unutulmasın:
Cevap verilmeyen her soru, büyüyerek geri döner.
Aydın artık susmuyor.
Hasan Debreli KACAR




