Bu topraklarda büyüdük biz…
Aynı sokaklarda yürüdük, aynı meydanlarda selamlaştık.
Bir düğün olduğunda hep birlikte sevindik,
Bir cenaze olduğunda omuz omuza verdik.
Bu şehir sadece beton değil…
Bu şehir hatıradır, emektir, alın teridir.
Ve bazı yerler vardır…
Sadece “tesis” değildir.
Bir annenin çocuğunu yüzme kursuna gönderdiği yerdir…
Bir gencin hayatının en mutlu gününü yaşadığı salondur…
Bir emeklinin oturup nefes aldığı, “benim yerim” dediği alandır…
İşte bugün tam da bu yüzden konuşuyoruz!
Çünkü Aydın’ın dört bir yanında aynı sessiz değişim yaşanıyor…
Ve bu değişim artık görmezden gelinecek gibi değil!
Dün Kuşadası’nda…
Belediye hizmet binası, Sevgi Plajı, Campinova, Ada Camping…
Germencik’te…
Hayrettin Öner Sosyal Tesisleri, Park Restaurant…
Bugün Çine’de…
Enver Salih Dinçer Sosyal Tesisleri…
Yarın?
Kimse bilmiyor…
Didim’de konuşuluyor…
Söke’de insanlar soruyor…
“Sırada biz mi varız?”
Bakın açık konuşalım…
Bu mesele siyaset değil!
Bu mesele aidiyet meselesi!
Çünkü bu yerler,tabelası olan mülkler değil…
İçinde hatıra olan, içinde hayat olan yerler!
Ama gelinen noktada ne görüyoruz?
Kararlar yukarıda alınıyor…
Etkisi aşağıda yaşayan insana bırakılıyor!
Kimseye sorulmadan…
Kimseye danışılmadan…
“Oldu bitti” denilerek…
Oysa bu ilçelerde yaşayan herkesin hakkı var!
Kuşadası’nda sahile giden vatandaşın hakkı yok mu?
Germencik’te oturup çay içen insanın söz hakkı yok mu?
Çine’de çocuğunu kursa gönderen annenin fikri önemli değil mi?
Bu şehirde yaşayanlar artık şunu net görüyor..!
Yerelden alınıyor… merkeze toplanıyor!
Ama unutulan bir şey var…
Bu halk sessiz olabilir…
Ama sahipsiz değildir!
Bugün belki konuşmaz…
Bugün belki sabreder…
Ama günü geldiğinde…
Ne alınan karar unutulur,
Ne yaşatılan mağduriyet!
Ve o gün geldiğinde…
Kimse “biz fark etmedik” demesin!
Çünkü bu ilçelerde yaşayan insanlar..!
Eline uzananı da bilir,
Emeğine sahip çıkmayı da!



