Dört bir yanı eşsiz bir memleket bizimkisi… Yeşili, mavisi tarihi hazineleri ile dünyayı kendisine hayran bırakan eşsiz bir coğrafya… Ahcak ne varki bu coğrafyayı turizmde zirveye taşımak konusunda bazı eksiklikler yaşıyoruz…
Turizmin beşeri sermayesi insandır, buna kalifiye ve niteliğide eklersek aslında ana temamız olan Turizm ve Nitelikli işgücü ortaya çıkar.
Dünyada rüştünü kanıtlamış bir ülke olarak mallesef ‘Turizm’de istenilen seviyede değiliz.
Buna rağmen Turist sayımızda %73 gibi bir artış gözlemlenmiştir.
Avrupa’ya yapılan toplam ziyaret sayısı 2019’da 440 milyondan 2023’te 428 milyona düşerek yüzde 3 azaldı. Ancak Türkiye’de bu rakamlar yükselişte.
Ülke, 2019 yılına kıyasla ziyaretçi sayısında yüzde 73’lük bir artış kaydetti.
Diğer iki seribaşı rakibimiz İspanya ve Fransa ise 2019 yılına göre %31 artış göstermiştir. Bu demek oluyor ki Türkiye bu iki ülkeyi geride bırakıp çok iyi bir performans göstermiştir.
Avrupa’nın bir diğer yıldız ülkesi Hırvatistan ise %51 artış performans ile çekici bir ülke olmuş ve dikkatleri üzerine çekmiştir.
Peki neden Türkiye;
Doğal ve Tarihi zenginlikleri
İstanbul gibi tarihi bir hazine
Efes Antik Kenti, Kapadokya , Pamukkale ve daha birçok Antik kent
Masmavi plajlar ve altın gibi bir kum.
Ve tabiki de İtalya ve Fransa Rivierası- Cote d’Azur a göre bütçe dostu bir destinasyon olması en büyük faktörlerdendir.
Umarım bu doğal başarımıza, yapay başarıyı ekleyip hem turist sayısı hem de Kişi başı harcama olarak yukarıya doğru bir ivme kazandırırız ve bunu sürekli hale getirebiliriz. Çünkü bunu sağlayabilecek her şeye sahip bir doğamız, asırlara hükmetmiş kültürel zenginliğimiz ve tüm dünyanın hayran kaldığı bir coğrafyamız var. Yeter ki kıymetini bilelim, bildirelim….




