BELEDİYE MEYHANE İŞLETİR Mİ?
Turizm kenti Kuşadası’nda yıllardır ekmeğini restoranından, balıkçısından, meyhanesinden kazanan yüzlerce esnaf var. Elektrik, kira, vergi ve personel maliyetleri altında ayakta kalmaya çalışan bu işletmeler şimdi başka bir rakiple karşı karşıya: belediye.
Evet, yanlış okumadınız.
AK Partili Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki tarafından işletilen Kuşadası’ndaki “Mavi Ada” adlı sosyal tesiste alkollü içecek satışı yapılması ve eğlence programları düzenlenmesi, yerel ekonomide ciddi bir tartışma başlatmış durumda.
Belediyelerin sosyal tesis işletmesi yeni bir konu değil. Ancak mesele sosyal tesis sınırını aşıp doğrudan özel sektörün faaliyet alanına giriyorsa, burada durup düşünmek gerekir.
Çünkü belediyeler vergi toplar, ruhsat verir, denetler ve düzenler.
Aynı belediye bir de meyhane işletmeye başladığında rekabetin dengesi bozulur.
Esnafın en çok dile getirdiği konu ise fiyat politikası.
Piyasadaki işletmeler maliyetlerle mücadele ederken, kamu gücüyle işletilen bir mekânın daha düşük fiyat uyguladığı yönündeki iddialar doğal olarak tepki çekiyor.
Bir başka tartışma ise işin siyasi boyutu.
Muhafazakâr seçmen desteğiyle siyaset yapan bir yönetimin alkollü içki satışı yapılan bir eğlence mekânı işletmesi, yerel siyasette “çelişki” tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Sorulması gereken soru çok basit,
Belediyenin görevi esnafla rekabet etmek mi, yoksa esnafın ayakta kalmasını sağlamak mı?
Kuşadası’nda turizm sektörü sadece işletmelerden ibaret değil; aynı zamanda bir şehir ekonomisi. Restoranlar, balıkçılar, garsonlar, müzisyenler, tedarikçiler… Hepsi aynı zincirin halkası.
Belediyenin ticari bir aktör gibi davranması bu zincirin dengesini bozabilir.
Yerel yönetimler sosyal tesis açabilir.
Ama sosyal tesis ile ticari eğlence işletmesi arasındaki çizgi silinirse, tartışma kaçınılmaz olur.
Bugün Kuşadası’nda konuşulan tam olarak budur.



