SERT TEPKİ: CHP’li Tektaş Cevahir’den İktidara “Tehdit ve Dışlama” Uyarıları!
Kuşadası Belediyesi CHP Meclis Üyesi Nilüfer Tektaş Cevahir, sosyal medya hesabından yaptığı sert açıklamayla siyasi üslubu hedef aldı. Cevahir, toplumsal eşitlik ve demokrasi eleştirilerine verilen tepkinin “tehditkar ve dışlayıcı” dilini kınayarak, bu tavrın siyasi temsil sorumluluğuyla bağdaşmadığını vurguladı.
Sessizlik Onay Mı? MHP’ye Sert Soru
Tektaş Cevahir, söz konusu ifadelerin Devlet Bahçeli’ye ait değilse bile, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi’nin veya yetkili organlarının bu iddiaları yalanlaması gerektiğini belirtti. Ulusal basına yansıyan bu beyanlara yönelik resmi bir yalanlama yapılmamasını ise “sessizliğin bu söylemlere onay anlamı taşıdığı” şeklinde değerlendirdi. Bu durumun kamu vicdanında kabul edilemez olduğunu sert bir dille ifade etti.
Demokrasiye Tehdit: İfade Özgürlüğü Vurgusu
Her siyasetçinin sözünün eleştiriye açık olduğunu, bunun demokrasinin temel ilkesi olduğunu hatırlatan Cevahir, hakaret içermeyen kamusal değerlendirmelerin demokratik bir toplumun gereği olduğunu vurguladı. Bu tür eleştirileri hedef alan çıkışların “ifade özgürlüğüne yönelmiş bir tehdit” olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
“Masa Altı Siyaseti” Ve Öz Eleştiri Çağrısı
Nilüfer Tektaş Cevahir, “masa altı siyasetten” söz edecek birinin, bu konuda ustalık iddiasında bulunanın kim olduğunun açık olduğunu ima etti. Bu tür ifadeleri kullananları, kendi seçim sonuçlarına, halk nezdindeki karşılıklarına ve kamu vicdanındaki yerlerine bakarak gerçek konumlarını görmeye davet etti.
Kimlik Siyasetine Karşı Net Tavır: Eşit Yurttaşlık Vurgusu
Açıklamasında en çarpıcı mesajlardan birini veren Cevahir, hiçbir Türk vatandaşının etnik kökeni, mezhebi ya da kimliğiyle tarif edilemeyeceğini haykırdı. “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları eşit, onurlu ve tam yurttaşlardır” diyerek kimlik siyasetiyle toplumu ayrıştırmaya çalışan anlayışlara karşı çıkmanın bir tercih değil, “demokratik bir sorumluluk” olduğunu altını çizdi. Cumhuriyetin kazanımları, eşit yurttaşlık ilkesi ve laik-demokratik hukuk devletinin günübirlik polemiklerin çok ötesinde değerler olduğunu vurgulayarak, bu değerlere sahip çıkmanın Atatürk’ün izinden ayrılmamayı ve Cumhuriyet’in tarafında olmayı gerektirdiğini sözlerine ekledi.




